

Programa Erg. Emre Savaş, Erg. Mehtap Kılıç, Erg. İremnur Soylu, Erg. Gülin Gürsel, Erg, Âmine Kalkan ve Erg. İsa Kör katıldı.
“Neden Üsküdar Üniversitesi, Neden Ergoterapi” konusuna ilişkin paylaşımlarda bulunan Erg. Emre Savaş; “Üsküdar Üniversitesi konum itibariyle birçok üniversiteden daha avantajlı. Hastane destekli olması, eğitimlerimiz açısından oldukça yararlı oldu. Hocalarımız bizi her zaman destekledi. Benim dönemimde ergoterapi yaygın olmamasına rağmen bizler, Üsküdar Üniversitesinde ergoterapi alanında tüm imkânlardan yararlanabildik. O yüzden bugün yeniden tercih yapacak olsam Üsküdar Üniversitesini tercih ederdim. Ergoterapi okumak isteyen arkadaşlara tavsiyem maddi kaygı yerine kriz yönetimini ve insanlara yardım etmeyi ön plana koymalarıdır. İnsanla çalıştığımız için pek çok krizle mücadele etmemiz gerekebiliyor. Bu gibi durumlarda kriz yönetimi becerisine sahip olmak ergoterapi mesleği adına önemlidir.” Şeklinde konuştu.
“Pandemi Döneminde Disleksili Bireylerde Görsel Algı Becerilerinin Geliştirilmesi” konusuna ilişkin açıklamalarda bulunan Kılınç; “Görsel algı becerilerinde zayıf olan çocukların vücut gelişiminde de farklılıklar meydana gelir. Beynimizde bir vücut şemamız vardır. Elimizin kolumuzun nerede olduğunu, hangi konumda nasıl hareket edeceğini biliriz. Vücut şemamız ne kadar doğru çizilirse kendi vücudumuzun farkında olmamız mümkün olur ve ayırt etmekte zorluk çekmeyiz. Kendi vücut bütünlüğünü oluşturabilen birey, üç boyutlu olarak düşünebildiği için daha kolaylıkla aşamaları geçebilir. Görsel algının gelişmesiyle akademik başarıların arttığı gözlemlenmiştir. Görsel algıdaki mekanizmaların bozukluğu öğrenme güçlüğüne de sebep olmaktadır.” Dedi.
“Ergoterapist Bakış Açısıyla Ergoterapi Bölümü” başlığıyla paylaşımlarda bulunan Erg. İrem Nur Soylu; “Evde, işte, okulda danışanımızın istediği ne varsa bunu çevre ile uyumlaştırarak, fonksiyonel becerilerini değerlendirerek, yaşam standartını üst seviyeye çıkarmaya gayret ediyoruz. Özellikle günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık edinebilmelerini ve bireysel hareket edebilmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Danışanların bireysel hareket edebilmeleri için gerekli rehabilitasyon eğitimi sunuyoruz.” İfadelerini kullandı.
“Covid-19 Döneminde Klinik Planlama ve Terapi Planı Oluşturma” konulu sunum yapan Kalkan; “Önemli olan bu süreçte danışana uygun program yapılması. Her danışan için her seansta değerlendirmeler oluşturulmalı ve bu değerler sürekli göz önünde tutulmalıdır. Zor bir süreç fakat haftalık olarak hedef ve aktivitelerin yazıldığı bir liste olursa çok daha sağlıklı olacaktır. Hedef ve aktiviteler göz önünde bulundurulmalı. Böylece değerlendirmeler sıklıkla olduğu için gelişim veya gerileme hemen saptanabilir. Bir diğer önemli olan husus da aile görüşmeleridir. Aileler çocuğunu çok daha iyi tanımlayıp çok daha iyi problemi aktarabiliyorlar. Doğru sorular ile cevaba yönlendirmeler yapmak önemlidir.” Şeklinde konuştu.Gülin Gürsel
“Karantina Süresince Kognitif Etkilenimli Bireylerle İletişim” başlığı altında değerlendirmelerde bulunan Gürsel; “İletişim kurmanın önemini pandemi döneminde daha iyi anladık. İletişim süreçleri seanslarda çok önemli rol oynuyor. Doğru iletişim için bulunduğunuz ortam ve beden dili çok etkilidir. İletişim bizim psikolojimizi çok etkiler. Bu nedenle iletişim kurarken sadece sözcüklere sığınmamak gerekir. Danışanlarım arasında motivasyonu, iletişimi iyi olanların iyileşme hızı iki kat oluyor. Özellikle sağlık alanında çalışan bireylerin iletişim yönü çok kuvvetli olmalıdır ki gerekli psikolojiyi ve motivasyonu sağlayabilsin.” İfadelerini kullandı.
“Ergoterapi’nin İş İmkânları ve Geleceği” hakkında paylaşımlarda bulunan Kör; “Öğrencilik hayatımda fiziksel ve psikolojik güç isteyen işte ve etkinlikte yer aldım. Bu da bana meslek hayatımda büyük bir güç kattı. Ergoterapist olarak insanlara farklı aktiviteler sunuyoruz, onların hayatına dokunmaya çalışıyoruz ama ilk önce kendi hayatımıza yön verebilmeliyiz. Danışanlarımıza yardım edebilmemiz için önce kendi hayatımızda bunu yaşıyor olmamız gerekir. Ergoterapist olarak sabır konusunda kendimizi çok iyi eğitmemiz gerekiyor. Bunun yanı sıra kendimizi, içimizdeki o manevi gücü çok iyi tatmin edebiliyor olmamız gerekli. Ergoterapi okumak isteyen arkadaşlarımın ekonomik beklenti yerine kendilerini eğitmelerini tavsiye ederim. İşsiz kalma kaygısı son dönemlerde bir hayli arttı fakat ergoterapi alanında kendinize inanıyor ve güveniyorsanız işsiz kalmazsınız.” Dedi.
Üsküdar Haber Ajansı (ÜHA)
Paylaş