Geleneksel Türk Aile Yapısı Sosyetik Oldu

Geleneksel Türk Aile Yapısı Sosyetik OlduProf. Dr. Hikmet Celkan, Türk toplumunun geleneksel aile yapısından uzaklaşarak, menfaate dayalı sosyetik bir yapıya büründüğünü ileri sürdü.

Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hikmet Celkan, Türk toplumunun geleneksel aile yapısından uzaklaşarak, menfaate dayalı sosyetik bir yapıya büründüğünü ileri sürdü.

Büyük kentlere göçteki artışla birlikte nüfusta nicelik artışının yanı sıra nitelik artışların da olduğunu belirtti. Prof. Dr. Celkan, nitelik artışın, yansımasında patolojik ve hastalıklı bir topluma kaymaya neden olduğunu ifade ederek, "Nitelik farklılıklarının olmasından dolayı boşanmalar, işsizlik, özel ve resmi kurumlarda eleman istihdamında rahatsızlıkların olması, bireyin giderek yalnızlığa doğru itildiğini hissetmesi, ast ile üst arasındaki ilişkilerin bozulması, intihara olan meylin artması, ücretlerdeki eşitsizlik, sendika ile işveren arasındaki sürtüşmelerin ceremesini işçilerin çekmesi, ekonomik krizler toplumun patolojik olayların artmasına yol açmaktadır" dedi.

Dar gelirli aileler, çocuğun ihtiyacını karşılayamadığı için aç gözlü olan çocukların baklava çalar durma geldiğini kaydeden Celkan, "Aç gözlü olan çocuklar sokağa itilerek, küçük küçük suçlar işleyerek, potansiyel suçlu haline gelir, tiner kullanmaya başlar" diye konuştu.

Geleneksel Türk aile yapısını bozulduğunu ifade eden Prof. Dr. Hikmet Celkan, şunları söyledi:

"Toplumda her şey ekonomiye ve paraya endeksli olmaya başladı. Bu da toplumun bireylerini yalnızlığa iter. Bireyi ayakta tutan manevi ve kültürel değerlerdir. Ancak günümüzde 'Vatan-Millet-Sakarya' diyerek bireyleri toplum ve devlet için çalıştırmak mümkün değildir. Parayı verirsen ancak yaptırırsın. Beşeri ilişkiler menfaate dayalı suni ve mekanik ilişkilere dönüştü. Manevi ve kültürel değerlerin ön planda olduğu aile yapısı, giderek mekanik hale geldi. Bireyler, toplum için bir şeyler yapmak istemiyor. Bu da yalnızlığı getiriyor. Önce kendisine, sonra ailesine ve topluma karşı yabancılaşıyor. Böylece patolojik eylemlere kayma başlıyor. Sosyete toplumda ekonomik değerler ön planda olduğundan bireyin istekleri üçüncü plana itilmesi, toplumda hastalıkların doğmasına yol açar. Ortak ve müşterek paydada buluşulmadığı takdirde verilen eğitim de boşa gider."

Gazi Öğretim Görevlisi  Prof. Dr. Celkan,  toplum düzeninin temel dinamiğinin hukuk olduğunu kaydederek, "Haklı ve haksız ayırt edilemezse, adalette gecikme olursa, suç işleyeni yeniden topluma kazandırma adı altında affı uygulamaya koyarsan, aynı suça farklı farklı cezalar verilirse, suça verilen cezalar kanunda caydırıcı halde olmazsa toplumun temel dinamiklerine dinamit koyuyoruz demektir" şeklinde konuştu.

KAYNAK: //www.habersaglik.com/


Paylaş

Görüntülenme:
Güncellenme Tarihi:25 Temmuz 2023Yayınlanma Tarihi:04 Temmuz 2006

© 2024e-Psikiyatri.com, bir NPGRUP sitesidir,
e-Psikiyatri.com bir NPGRUP sitesidir. Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin/hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek değil, desteklemek için tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez. Tüm hakları saklıdır.