TEDAVİSİ ÇOK YAKINDA

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

Geçtiğimiz hafta bilimsel bir çalışmanın ilk sonuçları dikkate alınarak Alzheimer hastalığının yakın bir gelecekte (belki de insülin hormonu ile) tedavi edilebileceği duyuruldu. Haber doğal olarak yaşlıları ve bellek sorunu olanları heyecanlandırdı. Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçların ciddi bir yarar sağlamadığını görüp üzülenler biraz ferahladı, umutları yeniden canlandı.

ORTA yaş çizgisini geçenlerin çoğunda bazı sağlık korkuları başlıyor. Bunların en başında "bellek kaybı" (eski deyimle, "hafıza problemleri") geliyor. Araştırmalar, 40’lı yaşları geçenlerin en az yüzde 40’ının belleği için endişelendiğini gösteriyor. (Dr. Aaron. P. Nelson ve Susan Gilbert / Belleğinizi Nasıl Güçlendirebilirsiniz / Optimist Kitap). Oysa araştırmalar durumun pek o kadar korkutucu olmadığını gösteriyor. Sorunun "dalgınlıklar" ya da "küçük unutkanlıklar"ın fazla büyütülmesinden kaynaklandığı anlaşılıyor. Eğer bu durumları da "unutkanlık parantezi"nin içerisine alacak olursanız, "belleği sorunlu insanlar" listesinin ilk sıralarına beni de koyabilirsiniz. Eşim, her sabah, "Telefonunu, cüzdanını, gözlüğünü aldın mı?" hatırlatmasını yapmadan beni evden işe bırakmıyor! Buna rağmen haftada en az bir kez bunlardan birini evde unutuyorum!

Birazı normal

Bellek zayıflaması yaşı ilerleyen herkesi az veya çok endişelendiriyor. Oysa yaşınız ilerledikçe karşılaşacağınız bazı doğal kayıplardan belleğinizin de nasibini alması son derece normal bir durum. Yani azıcık bellek kaybı, yaşlanmanın doğal, beklenen bir parçası gibi görülmeli. Siz yaşlandıkça görmeniz, duymanız, cinsel gücünüz, kas ve eklem fonksiyonlarınız ve daha pek çok şey nasıl eski gücünü kaybediyorsa, belleğiniz de eskisi kadar güçlü olmayacaktır. Aynı şekilde bilgiyi öğrenmeniz, işlemeniz, depolamanız ve zamanı gelince bir parmak şıkırtısı kadar kısa bir sürede geri çağırmanız da zorlaşacaktır.

Bana göre "makul bir unutkanlık" yaşlanmanın hoş yanlarından biridir. Ben ölçüsü kaçmadıkça, insanların yıllar geçtikçe eskisi kadar duymasının, görmesinin ve her şeyi hatırlamasının çok doğru olmadığını düşünenlerdenim! Yaşlılığın getirdiği bilgelik ve zarafet bize bazı şeyleri görmezden, duymazdan ya da anlamazdan gelmeyi, hatta hatırlayamayabilmeyi bahşetmelidir!

Belleğin dört dörtlük bir tarifi var mı bilmiyorum ama benim en çok hoşuma giden tanımı Dr. Aaron P. Nelson yapmış. Dr. Nelson’a göre, "Bellek dediğimizde yalnızca tüm hatırladıklarımızı değil, hatırlama kapasitemizi de kastederiz. Optimum belleği hayatta öğrendiğiniz ve başınızdan geçen her şeyi tıpkı tıpkısına kaydedip güvenli bir şekilde depolayan, muazzam bir veri tabanı olarak düşünebilirsiniz." Dr. Nelson, şöyle devam ediyor: "Bütün anılar eşit değildir. Bazılarının işlevi kısa süre akılda kalıp sonra kaybolmaktır. Çevirdiğiniz her telefon numarasını, seyrettiğiniz her filmi kafanızda taşımazsınız. Önemli ya da heyecan yönünden güçlü anıları beyninizde uzun süreliğine depolarsınız."

Neden iyimserim?

Size benim iyi bir haberim var. Konuştuğum nöroloji hocalarına göre de Alzheimer hastalığı tedavisinde yakında şaşırtıcı gelişmeler olacak. Yüzlerce laboratuarda, binlerce araştırmacı yaşlılığa ve Alzheimer hastalığına bağlı bellek kaybı sorununun yavaşlatılması ve mümkün olursa durdurulması hatta iyileştirilmesine ilişkin araştırmalarını sürdürüyor. Özellikle Alzheimer hastalığının tedavisinde mükemmel gelişmeler, sevindirici ilerlemeler yaşanıyor. Çoğu molekülde çalışmalar ikinci, hatta üçüncü faza ulaşmış durumda. Dördüncü fazda tamamlanınca bu ürünler hizmetinizde olacak.

Medyada yer alan sağlık haberleri bazen yanıltıcı olabiliyor. Bu durum dünyanın her yerinde biz hekimleri tedirgin ediyor. "Bilimsel sonuç" olarak yayınlanan veriler bazen "cımbızlanmış bilgiler" haline getirilebiliyor. Oysa, "sağlıklı bir hayat, insan sağlığından sorumlu olanların önce kendi kalplerinin seslerini dinlemeleriyle mümkün olabiliyor." (Murat Çekin, Sağlık-Çevre Kültürü Dergisi, 2008)

Sağlıkta iyi haberler birbiri ardına geliyor. Siz bilime güvenmeye ve bu arada kendinize iyi bakmaya devam edin yeter...

Bellek için 10 altın öneri

1 Doktorunuzun verdiği ilaçları kullanmayı sürdürün.

2 Depresyon, tiroid tembelliği, B12 noksanlığı, kolesterol yüksekliği, trigliserid fazlalığı, hipertansiyon gibi sorunlarınız varsa izleyin.

3 Homosisteininiz yüksekse "Folik asit+B12+B6" kullanarak düşürün.

4 Diyabetiniz varsa kan şekerinizi kabul edilen sınırlar içinde tutun.

5 Düzenli egzersiz yapın.

6 Yeni şeyler öğrenin, sosyal ilişkilerinizi genişletin.

7 Sigarayı evinize sokmayın.

8 Eğlenin, dinlenin, keyifli bir hayat sürün. Uykunuza dikkat edin.

9 İyimser olmaya devam edin.

10
Destek alın: Ginkgo, Omega3, E ve C vitaminleri, Fosfatidil Serin, B12 ve Folik asit tavsiye ediliyor.


Paylaş

Görüntülenme:
Yayınlanma Tarihi:10 Şubat 2009