

Striatum adı ile bilinen bu beyin bölgesi, daha önceki araştırma ve verilere göre hali hazırda genel anksiyete ve anksiyete bozukluğu ile yakından ilişkili olarak tanınmaktadır.
American Psychological Association‘ın yayımladığı çalışmanın baş yazarı Dartmouth College’dan Justin Kim’e göre, yapılan çalışma ile bir bireyin gelecekteki belirsizlik ile başa çıkabilmesi ve bunu bir sorun olarak görmemesi ile beynin belirli bir bölgesindeki gri madde yoğunluğu arasında bir bağıntı bulunmuş oldu.
Araştırmada, 61 öğrencinin manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ile beyin görüntüleri alındı. Görüntüleme işleminden hemen önce, her gönüllüye gelecekteki negatif bir takım olayların belirsizliğini tolere etme yetilerini belirleyecek bir anket verildi. Kim ve çalışma arkadaşları alınan MRI görüntülerini analiz etti ve belirlenen belirsiz gelecek toleransı skorlarını karşılaştırdı. Bulgulara göre, striatum bölgesinin hacmi ile belirsizliğe karşı tahammülsüzlük arasında ciddi bir ilişki tespit edildi.
Geleceğin belirsizliğine daha az tolere edebilen insanların görece daha geniş bir striatuma sahip oldukları görüldü. Araştırmacılara göre, şaşırtıcı olan nokta ise diğer hiç bir beyin bölgesinin dikkate değer ölçüde bir büyüklük farkının olmamasıydı.
Daha önce gerçekleştirilen ve özel olarak obsesif kompulsif bozukluk ve genel anksiyete bozukluklarına odaklanan araştırmalarda da, striatum bölgesinde bu tip hastalıkları olan insanların daha yoğun gri maddeye sahip oldukları gözlemlenmişti. Ancak, mevcut araştırma kesinliği olmayan koşullara karşı intolerans ile ilişkilendirilmesi bakımından bir ilk niteliği taşıyor.
Ne var ki, tüm bu bulgular yalnızca sağlıklı bireyler için geçerli görünüyor. Araştırmanın verilerine göre, gelecek belirsizliğine karşı intoleransınız olması zorunlu olarak anksiyeteye veya obsesif kompulsif bozukluklara sahip olduğunuz anlamına gelmiyor.
Normal şartlarda primer olarak motor fonksiyonlardaki rolü ile bilinen striatum, yeni yapılan hayvan deneyleri ile; yeni taskları öğrenirken gösterdiğimiz belirli bir davranış için ödül alıp almayacağımızı (olumlu geri dönüt alacağımızı) tahmin etme davranışı ile de ilişkili bulundu. Diğer bir şekilde açıklayacak olursak striatum, bir ödülün ne kadar beklendiği ve öngörüldüğünü kodluyor. Bu da ödül mekanizmalarının sıradan işlenmesi ile karşılaştırıldığında çok daha ileri formda bir ödül işlemlemesi yaptığını gösteriyor.
Psikolojik olarak sağlıklı olan insanlardan elde edilen tüm bu bulgular, ileriki araştırmalar ile, özellikle gençlerde ve genç yetişkinlerde anksiyete ve obsesif kompulsif bozukluklara sahip olma veya bu rahatsızlıkları geliştirme ihtimalini tespit etmekte kullanılabilir olabileceği düşünülüyor.
NTV
Paylaş